Oturum Aç

2. Fitovizyon Kongresi Başladı

26.11.2018

​Bu yıl 2'ncisi düzenlenen Fitovizyon kongresi WOW İstanbul Hotel & Convention Center'da başladı. Doğal beslenme, doğal yaşam ve sağlık ürünleri konusunun tüm boyutlarıyla ele alındığı kongrenin açılış konuşmasını; Bezmiâlem Vakıf Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Rümeyza Kazancıoğlu, Sağlık Bakanlığı İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu Başkanı Dr. Hakkı Gürsöz, EİDER Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Can ve Bezmialem Vakıf Üniversitesi Fitoterapi Merkezi Müdürü Prof. Dr. Murat Kartal yaptı.

Açılış konuşmasında bitkisel ürünlerde kalite ve standardizasyonuna vurgu yapan Bezmialem Vakıf Üniversitesi Rektörü ve Fitovizyon Kongresi Onursal Başkanı Prof. Dr. Rümeyza Kazancıoğlu, "Dünyada ve ülkemizde bitkisel ürünler gitgide önem kazanıyor. Ülkemiz, bitki örtüsü, endemik bitki türleri ve çeşitliliği açısından ciddi bir potansiyele sahip. Bitki konusunun bilimsel, akılcı biçimde ele alınması güncel ihtiyaçlardan biri haline gelmiştir. Ülkemiz kaynağının ekonomiye kazandırılmasında, araştırma merkezlerince yapılacak Ar-Ge çalışmaları ve projeler önem arz ediyor. Bizler, Bezmialem Vakıf Üniversitesi olarak 2015 yılında Türkiye'nin YÖK onaylı ilk Fitoterapi Merkezini kurduk ve emsal niteliğinde çalışmalarımıza başladık. Bununla birlikte bitkisel ürünlerin standardizasyonu ve kalite kontrolleri noktasında önemli bir ihtiyacı karşılıyoruz" diye konuştu.  ​

Sağlık Bakanlığı İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu Başkanı Dr. Hakkı Gürsöz ise konuşmasında; "Bitkisel ürünler ve bu ürünlerle tedavi, dünyada gelişen bir alan ve bu alana ilgi giderek artıyor. Dünya nüfusunun yüzde 80'i Fitoterapi ürünlerini kullanıyor. Ürün sayısıyla birlikte bu alanda faaliyet gösteren kurum sayısı da artıyor. Dünya Sağlık Örgütü Yürütme Kurulu'nda yer almamdan dolayı da dünya gündemini yakından takip etme fırsatım oluyor. Dünya Sağlık Örgütü'nün de bitkisel ürünlere ilgisi artmış durumda. Bu alanda ülkelere ve devletlere destek sağlıyorlar. Dünyada bu tür gelişmeler olurken ülkemizde de bir takım gelişmeler yaşanıyor. Sağlık Bakanlığı olarak, 2014 Ekim ayında 'Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Yönetmeliği'ni yayınladık. Bu yönetmelik; Fitoterapi, Aromaterapi ve Afiterapi alanlarını da kapsıyor. Dolayısıyla ülkemiz adına önemli ve kritik bir kilometre taşı niteliğinde bir çalışma oldu. Öte yandan bizim bu adımımıza karşılık Bezmialem Vakıf Üniversitesi, ilk Fitoterapi Merkezini kurarak, bu konuda öncü üniversite oldu. Bitkisel ürün alanında yapılan çalışmaların takipçisi ve destekçisiyiz, olmaya da devam edeceğiz" dedi.

Dr. Hakkı Gürsöz sözlerine şöyle devam etti:

"Sağlık Bakanlığı olarak Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Yönetmeliği ile ilgili çalışmalarımıza durum analizi yaparak başladık. Durum oldukça kötüydü. Sadece 8 adet ruhsatlı bitkisel ürün vardı. Sorunun kaynağına yönelik yaptığımız analizlerde, maliyetlerin yüksek olması, önemli bir başlık olarak karşımıza çıktı. İlgili birimlerimizle birlikte maliyet konusunda çalışmalar yapıp maliyeti aşağı çektik. Sonraki aşamada karşılaştığımız bir diğer sorun ise süreçlerin yavaş olmasıydı. Sağlık Bakanlığı bünyesinde ilgili daire başkanlıkları oluşturarak süreçleri hızlandırdık. Tüm bu çalışmalarımız sonucunda ruhsatlı bitkisel ürün sayısını yüzde 300 artırmış olduk."

Konuşmasında bitkilerle ilgili bilgi kirliliği olduğunun altını çizen EİDER Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Can, "Bitkilerle ilgili bilgi kirliliğinin üstesinden gelme konusunda biz meslek uzmanlarına önemli görevler düşüyor. Bereket fışkıran topraklara sahibiz fakat bitkilerimizin kıymetini bilmiyoruz. Ancak üniversite, sanayi ve kamu iş birliği ile bitkiler ve bitkilerle tedaviler konusunda başarıya ulaşabilir ve bu alanda söz sahibi olabiliriz. Bu alana daha fazla yoğunlaşmalı ve ülkemiz adına katma değer oluşturacak işler yapmalıyız" dedi.

Bezmialem Vakıf Üniversitesi Fitoterapi Merkezi Müdürü ve Fitovizyon Kongresi Bilimsel Kurulu Başkanı Prof. Dr. Murat Kartal, "Geleneksel ve Tamamlayıcı tedavilerde yaşanan sorunları çözmenin ve bilimsel temele oturtmanın yolu eğitim ve kongrelerden geçiyor. Çiftçisi, ziraatçısı, belediyeleri, firmaları, sivil toplum kuruluşlarıyla tüm paydaşları bu kongrede bir araya getirdik. Bu kongreyi düzenlemekteki amacımız; tarladan başlayarak, ürünün pazarlaması, reçete edilmesi ve kullanımı konusunda bilinç oluşturmak ve halk sağlığını tehdit eden uygulamaların karşısında durmak oldu. Kongrenin çıktılarını, kongre sonrasında bir bildiri haline getirip ilgili yerlere ulaştıracağız" diye konuştu.