Oturum Aç

Covıd Krizinde Yoğun Bakım Hizmetleri Farklı Perspektiflerden Değerlendirme

19.5.2020

COVID-19 salgınının yoğun bakım hizmetleri açısından değerlendirilmesi amacıyla Üniversitemiz tarafından gerçekleştirilen "COVID Krizinde Yoğun Bakım Hizmetleri" webinarı, Rektör Yardımcımız Prof. Dr. İbrahim Tuncay moderatörlüğünde gerçekleştirildi.

Rektör Yardımcımız Prof. Dr. İbrahim Tuncay, modere ettiği webinarın açılışını şu sözlerle yaptı:

"Bezmialem Vakıf Üniversitesi olarak bu olağanüstü dönemde gerçekleştirdiğimiz webinarlardan biri ile daha beraberiz. Bugünkü konumuz, Covid Krizinde Yoğun Bakım Hizmetleri.

Bezmialem olarak, kriz başladığından bu yana çok ciddi şekilde takip etmeye ve hazırlık yapmaya başladık. Hatta COVID-19'un ülkemize gelmeyeceği düşünüldüğü zamanlarda dahi önlemlerimizi almaya, hazırlıklarımızı yapmaya devam ettik. Türkiye'de ilk vaka 10 Mart itibariyle bildirilmeye başladığında, biz de ilk hastalarımızı almaya başlamıştık. İlk olarak hastanemizin bahçe girişinde triyaj alanı oluşturduk. Üroloji ve Nefroloji polikliniklerinin olduğu alan COVID-19 polikliniği olarak organize edildi. Yine aciller, servisler ve yoğun bakımlar, COVID-19 hastaları için yeniden organize edildi. Bugün geldiğimiz noktada ise hasta sayılarımız ciddi oranda azaldı. Başlangıçtan bu yana 3000'e yakın hasta başvurusu aldık, bu hastaların 887'sini yatırdık, 602'sini ayaktan takip ettik, 108 hastayı da yoğun bakımda takip etmeye başladık. Çok önemli bir görevin, çok önemli bir mücadelenin içerisinde yer aldık. Burada, özellikle bu mücadelenin ön safında yer alan sağlık çalışanı arkadaşlarımızın her birine minnettarız. Onların hakkını ödemek mümkün değil" dedi ve sözü Prof. Dr. Kazım Karaaslan'a verdi.

Webinar konuşmacılarından Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Kazım Karaaslan, "COVID-19 ile mücadeledeki başarı, bireysel ya da kurumsal değil, toplumsal bir başarıdır. Eğer vatandaşlarımız bu süreçte tedbirlere uymayıp bu mücadeleye destek vermeselerdi, yalnızca sağlık hizmet sunucularının varlığıyla bu başarılı sonuca ulaşmamız mümkün olmazdı. Öte yandan ülke olarak oldukça öngörülü bir duruş sergiledik ve bu doğrultuda hazırlıklarımızı yaptık. Son 20 yılda sağlığa yapılan yatırımların ciddi şekilde karşılığını gördüğümüzü düşünüyorum. Öte yandan şuan bir parçası olmaktan gurur duyduğum Bezmialem Vakıf Üniversitesi Hastanesi, veba, kolera, tifo gibi pek çok salgının olduğu dönemde kurulmuş olup, bugün yine bir salgın döneminde ön saflardaki yerini almıştır. Bu süreçte kurum olarak hiçbir zaman kazanç, gelir kaygısına düşmedik. Çalıştığım kurumla da ekibimle de ülkem insanıyla da gurur duyuyorum ve herkese ayrı ayrı teşekkür ediyorum" diye konuştu.

Webinarın devamında konuşmasını yapmak üzere söz alan Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalından Doç. Dr. Hayrettin Daşkaya, "COVID-19 bilinmez bir süreç olarak başladı ve hala daha bilinmezliğini koruyor. Bu bilinmezlik belki de gün geçtikçe daha da azalacaktır. Biz diğer ülkelerden sonra bu sürece girdik. Dolayısıyla literatür bilgisi ve donanım olarak daha iyi bir noktadaydık. Covid-19 tedavisinde kullanılan İmmün Plazma tedavisi de yeni bir tedavi değil 1890'lardan itibaren konuşulmaya ve kullanılmaya başlanmış bir çeşit tedavi yöntemidir. Önceki yıllarda bakterilere karşı kullanılmış, ardından kanser tedavisinde kullanılmasına ilişkin çalışmalar yapılmış, SARS ve MERS salgınlarında yine immün plazma deneyimi olmuş ve bugün de COVID-19 pandemisinde bu tedavi yaklaşımı kullanılmaya başlanmıştır. İmmün plazma tek bir doz olarak değil, mükerrer dozlar halinde uygulanıyor, bunu Hematoloji birimiyle birlikte kararlaştırdık. İmmün plazma mucize midir? Sorusunun cevabına gelince de, aslında hastaya iyi gelen tüm tedavi yöntemleri, kendi içinde birer mucizedir. İmmün plazma da diğer tedavilere göre üstünlüğü olan bir tedavi yaklaşımı olmamakla birlikte geri plana atılacak bir tedavi biçimi de değil. Önümüzdeki zamanlarda literatür verileri güncellendiğinde, İmmün Plazmanın COVID-19 tedavisindeki yeri daha da belirginleşecek. İmmün plazma tedavisinin sahada bize ciddi bir katkısı olduğunu söylemek de mümkün" diyerek sözlerini tamamladı.

Uzman Dr. Koray Altun "Sağlık Çalışanları Perspektifinden COVID Süreci" başlıklı konuşmasında, COVID sürecinde yaşananları bir hekim gözüyle değerlendirdi. Ardından Hemşire Gözde Ataş ve Hemşire Zübeyde Yeşilışık ise süreci hemşire gözüyle değerlendirdikleri bir konuşma yaptılar. "COVID Sürecinde Baba Olmak" konuşmasıyla Dr. İsmail Sümer, hem bir hekim hem bir baba olarak yaşadıklarını aktardı. Dr. Demet Acar ve Dr. Mehmet Ali Acar ise "Karantinada Çocuklarla Kaliteli Zaman" başlıklı konuşmalarıyla ebeveyn olarak deneyimlerini dinleyicilerle paylaştılar.

Webinarın moderatörü Rektör Yardımcımız Prof. Dr. İbrahim Tuncay, tüm konuşmacılara teşekkür edip gelecek Ramazan Bayramını da kutlayarak programı sonlandırdı.