Haberler
Gazze’nin çökertilen sağlık sistemi Üniversitemizde ele alındı 29.11.2023

Gazze'nin çökertilen sağlık sistemi Üniversitemizde ele alındı

Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi İslam Araştırmaları Enstitüsü Koordinatörü Anas Zeineddin, Üniversitemizde “Uluslararası Hukuk Kapsamında Gazze'de Çökertilmiş Sağlık Sistemi" başlıklı bir konferans verdi. Zeineddin, IV No'lu Cenevre Sözleşmesi'ne göre her şart altında tüm yaralı ve hastalara insanca muamele edileceği ve bu kişilere mümkün olan en kısa zamanda durumlarının gerektirdiği tıbbi bakım ve ilginin gösterilmesi gerektiği hükmüne yer verildiğini söyledi.

Son günlerde Gazze'de yaşanan ve artık bir insanlık suçuna dönüşen saldırılar, Sağlık, Kültür ve Spor Direktörlüğümüz ile Kurumsal İletişim Direktörlüğümüzün ortaklaşa düzenlediği “Uluslararası Hukuk Kapsamında Gazze'de Çökertilmiş Sağlık Sistemi" konferansında geniş kapsamlı bir şekilde ele alındı. Etkinlik kapsamında Rektörlük Binamızın Çapa Koridoru'nda Gazze yararına bir de kermes düzenlendi.

“Hastanelere hiçbir şekilde saldırılamaz"

Konferansta konuşan ve kendisi de aslen Gazzeli olan Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi İslam Araştırmaları Enstitüsü Koordinatörü Anas Zeineddin, başta IV No'lu Cenevre Sözleşmesi ve Birleşmiş Milletler kararları olmak üzere birçok uluslararası hukuk normuna dayandırdığı sunumunda, çatışma durumlarında hiçbir şekilde hastanelere saldırılamayacağını belirtti. Zeineddin, her şart altında tüm yaralı ve hastalara insanca muamele edileceği ve bu kişilere mümkün olan en kısa zamanda durumlarının gerektirdiği tıbbi bakım ve ilginin gösterilmesi gerektiğini ifade etti.

Gazze'deki sağlık kuruluşlarının son durumu ne?

1949 yılında imzalanan ve savaş, çatışma gibi durumlarda sivillerin nasıl korunacağını uluslararası seviyede düzenleyen IV No'lu Cenevre Sözleşmesi'nin ve 1 No'lu Ek Protokol'ün konuyla ilgili maddelerini açıklayan Zeineddin Gazze'deki sağlık kuruluşlarının son durumunu, “Gazze'deki Sağlık Bakanlığı'nın açıklamasına göre Gazze'nin kuzeyindeki tüm hastaneler hizmet dışı kaldı. Gazze'de 35 hastane var, 21 Kasım tarihine kadar 28 hastane hizmet dışı kaldı. Bu hastaneler 250 defa bombalandı. Gazze'de hala hizmet sunmaya devam eden hastaneler ise su, gıda, yakıt, ilaç ve tıbbi malzeme eksikliği yaşıyor" şeklinde özetledi.

“Gazze'de ameliyatlar anestezi olmadan yapılıyor!"

Zeineddini şöyle devam etti: “Dünya Sağlık Örgütü'nün (DSÖ) yaptığı açıklamaya göre Gazze'deki bazı doktorlar amputasyon da dahil olmak üzere ameliyatları anestezi olmadan gerçekleştirmek zorunda kalıyorlar. DSÖ tıbbi yardıma yönelik kısıtlamaların kaldırılması çağrısında da bulundu. Öte yandan 160'tan fazla sağlık çalışanının yaralı ve hastalara bakım verirken görev başında öldüğünü açıkladı. Bu saldırıların yanı sıra yakıt, ilaç, temiz su ve diğer temel kaynakların bulunmaması sonucunda Gazze'deki hastanelerin yatak kapasitesi 7 Ekim'den önce 3 bin 500 yataktan 1400 yatağa düşerek yaralanma ve diğer rahatsızlıklardan muzdarip hastalar ve hastaneye yatmayı gerektiren rahatsızlıklar için kritik boşluklar oluştu."

“Güneydeki hastanelerin durumu kuzeydekiler kadar kötü"

Gazze'nin güneyindeki hastanelerin durumunun kuzeydekiler kadar kötü olduğunu açıklayan Zeineddin, “Aksa Şehitleri Hastanesi'nin tam anlamıyla, hayat kurtarıcı şekilde sağlık hizmeti vermediğini aktaran Gazze'deki Sağlık Bakanlığı Sözcüsü Eşref el-Kudra, yakıtının da tükenmek üzere olduğunu, dolayısıyla hizmet dışı kalacağını söyledi. Sağlık çalışanlarının da bir kısmının yerlerinden edildiğini, bir kısmının saldırılarda öldüğünü, bir kısmının yaralandığını kaydeden Kudra, hastanenin, insanlar için bir sığınma merkezine dönüştüğünü, koridorları ve avlularında yığılmalar olduğunu ve savaşın yükünü kaldıramadığını aktardı. Gazze'nin güneyinde gönüllü olarak görev yapan doktorlar, kuzeyin boşaltılması nedeniyle bölgedeki hastanelerde ekstra yoğunluk olduğunu, hasta ve yaralılara yetişemediklerini söyledi" diye konuştu.

“İsrail'in meşru müdafaa hakkı yok!"

Daha sonra Gazze'deki hastanelerin yaşadığı sorunları hastane bazlı açıklayan Zeineddin, sunumunun “Uluslararası Ceza Mahkemesi ve Filistin" başlıklı bölümünde, mahkemenin tarihçesi ve yapısı ile Filistin sorunundaki pozisyonunu açıkladı. Zeineddin, “Uluslararası Ceza Mahkemesi'ne Ukrayna Savaşı için yapılan başvuruların sayısı 40'ı aşmışken, İsrail'in Gazze saldırıları için başvuran sadece beş devlet var" dedi. Zeineddin, iddiaların aksine, uluslararası hukuka göre İsrail'in “işgalci" konumunda olduğunun, bu nedenle meşru müdafaa hakkının olmadığının altını çizdi.

Program, soru-cevap bölümü, hediye takdimi ve toplu fotoğraf çektirilmesi ile sona erdi.

Gazze’nin çökertilen sağlık sistemi Üniversitemizde ele alındı